Etiketler

, , , , , , ,

Merhaba…

Mayıs 2016 son haftası doktor eşimin de katıldığı bir dermatoloji kongresinde, bir doktor arkadaşımız sayesinde başlıkta belirtilen konu hakkında ilk adımı attım. Kendisi KBB doktoru, ancak belki de son zamanlarda gördüğüm en araştırmacı, en pozitif insanlardan bir tanesi. KBB doktoru olup da konusunun ayrıca dışına çıkıp bu kadar başarılı sonuçlar alabilen bir doktor ya yoktur, ya da parmakla gösterilecek kadar azdır.

İşim genellikle bilgisayar başında geçtiği için, dizüstü bilgisayarımı kapıp eşim kongrede cebelleşirken, ben de bunu fırsat bilip 4-5 gün İstanbul’dan uzaklaşıp temiz havada işime devam etmek istemiştim. İyi ki de istemişim. Sahilde oturmuş çalışırken, bahsettiğim KBB doktor arkadaşım geldi. Hoşgeldin nasılsın derken laf döndü dolaştı glutenin vücudumuza verdiği zararlara geldi. Dedim ya, kendisi her konuda çok ciddi bir araştırmacıdır, ben de onun bu vasfından yararlanıp çok şey öğrenmiş ve ciddi bir şekilde kitap okuma alışkanlığı kazanmama sebep olmuştur. Lafı uzatmayayım…

Yediğimiz içtiğimiz çoğu şeyin içinde glutenin olduğunu, sindirim sistemimize verdiği zararlardan tut da, alerjik reaksiyonların sebebine kadar bu maddenin zararlarını anlatmaya başladı. Bana ciddi ciddi bu konuları anlattıktan sonra, işin ciddiyetini tam kavrayamamış olan bendeniz gidip garsona kremalı bir makarna sipariş verdim  🙂 Felaket !  🙂

Glutensiz ve şekersiz beslenmek için tabii ki öncelikle ekmeği hayatımızdan çıkarmamız gerekiyordu, ancak nasıl  doyacağıma bir türlü inanamıyordum. İstanbul’a döndükten sonra bir süre glutensiz ekmek, glutensiz makarna gibi besinleri denemeye başladım. Daha sonra okumuş olduğum bir kitap ile birlikte, KBB arkadaşımın bana bahsettiği beslenme şekline karar verdim. Sağlıklı beslenmeye karar verdiğimde 78 kiloydum, boyum 183, çok kilolu gibi bir görüntüm olmamasına rağmen mide ve göbeğim vardı ve bu durumdan oldukça rahatsızdım. Öğünlerimde ne mi vardı? Görelim…

Kahvaltı: 1-2 yumurta, haşlanmış, omlet veya menemen şek-
linde yenebilir. Kavrulmamış fullsizerenderçiğ badem, fındık, ceviz, dilediğin kadar zeytin, maydanoz, yeşil biber, beyaz peynir tercihen keçi peyniri, 1 adet meyve.(Elma, armut…)
Öğle: Mutlaka beyaz veya kırmızı et, baklagiller, sebze, salata. Baharat olarak zerdeçal, sumak, mümkünse evde organik süt ve organik yoğurttan mayalanmış yoğurt, çorba; tercihen mercimek ve mantar çorbası olabilir.
Akşam: Çok ağır yememek koşulu ile çorba, et ve sebze. Ben akşmları çiğ birşey yememeye özen göteriyorum, midem daha rahat ediyor.

Bu beslenme fullsizerender-copyşeklinde zeytinyağı, tereyağı, avokado, hinditan cevizi, hayvansal yağlar ve balıkyağı serbest. Az olmak kaydı ile taze az şekerli meyveler ile, kurutulmuş meyve de serbest. Yeşil çay, karanfilli demlenmiş siyah veya yeşil çay ve gün içinde limonlu su serbest.

Alkol, bira, şarap, nişasta içeren gıdalar, unlu mamüller, salam, sosis gibi işlenmiş etlerden de uzak durmanız tavsiye ediliyor.

Öğün arasında birşey yemiyorum, atıştırmak gibi bir huyum yok, ancak bu tarz bir beslenme ile de aralarda acıkmıyorsunuz. Gerçekten !

Nasıl acıkmayız diye merak ediyorsunuz eminim, ben de aynı şekilde düşünüyordum. Ekmek ve şeker ile beslendiğimizde kısaca neler oluyor: Yediğimiz yemek sindirim sistemimize indiğinde kanın ana yakıtı glukoz olduğundan dolayı mide en çabuk bu besine nasıl ulaşır diye kontrol ediyor, mideye inen besinler arasında bolca ekmek, reçel, şekerli çay sayesinde bunları hemen sindirip glisemik endeksinizi yükseltiyor ve siz kendinizi doymuş hissediyorsunuz. Öğlene doğru ise ani glisemik endeks düşüşü ile birlikte çok acıktığınızı hissediyorsunuz. Olay tamamen bundan ibaret. Ekmekli, reçelli, şekerli beslenme ile birlikte ayrıca bağırsak floranız da bozuluyor ve düzensiz sıkıntılı bir süreç yaşıyorsunuz.

Ben bu şekilde beslenerek 4 ayda 4 kilo verdim, mide ve göbek sıkıntım, görüntü olarak bitti, şişkinlik ve bağırsak düzensizliği sorunumdan da kurtuldum. Uykularım daha düzenli olmaya başladı. Çevremde tanıdığım ne kadar insan varsa anlatıyorum. Deneyin, görün. Hayatı çok daha fazla seveceksiniz !

Sevgiyle kalın…